Aşk Ve Taht Başladı

Aşk Ve Taht Başladı

ATV’nin yeni dizisi “Aşk ve Taht”, ilk bölümüyle zindandan Selçuklu tahtına uzanan büyük bir mücadelenin kapılarını açtı. Akın Akınözü’nün Alaeddin Keykubat’a hayat verdiği dizide, sekiz yıllık esaretin ardından tahta dönen Alaeddin’in yıllardır unutamadığı Destina ile yeniden karşılaşması geceye damga vurdu. Aşk, ihanet, intikam ve iktidar savaşının iç içe geçtiği hikâyenin ilk bölümünü oyuncular ve yapım ekibi de birlikte izledi.

Anadolu Selçuklu Devleti’nin güçlü dönemlerinden birini merkezine alan yapım; Alaeddin Keykubat’ın zindandan tahta uzanan mücadelesini, sarayın içindeki iktidar savaşlarını ve yıllar önce yarım kalan büyük bir aşkı aynı hikâyede buluşturdu.

Dizinin ilk bölümünün yayınlandığı gece oyuncular ve yapım ekibi de Söğüt 1299 Restoran’da düzenlenen özel organizasyonda bir araya geldi. Ekip, uzun süren hazırlıkların ardından ortaya çıkan ilk bölümü birlikte izledi.

Aşk Ve Taht’ın Güçlü Oyuncu Kadrosu

Dizinin başrolünde Akın Akınözü, Sultan Alaeddin karakteriyle izleyici karşısına çıkarken Destina karakterine Merjem Siljak, Melike Hüma’ya ise Simay Barlas hayat veriyor.

Kadronun diğer önemli isimleri arasında Ayça Bingöl, Cem Bender, Halil İbrahim Ceyhan, Ferit Kaya, Ceren Benderlioğlu, Emrah Altıntoprak, Murat Serezli, Özgür Emre Yıldırım, Oğulcan Arman Uslu, İdil Yener, Selin Genç, Ece Yüksel, Bülent Gültekin, Halil İbrahim Temizoğlu, Mücahid Temizel, Merve Polat, Ahmet Kayakesen, Hakan Eke, Ozan Ayhan, Timur Ölkebaş, Erman Saban, Özer Arslan, Alican Albayrak ve Göksel Kayahan yer alıyor.

Aşk Ve Taht 1. Bölümde Neler Oldu?

İlk bölüm, Alaeddin’in sekiz yıllık esaretinin ardından yeniden özgürlüğüne kavuşması ve Selçuklu tahtına uzanan yolculuğuyla başladı.

Annesi ve baba gibi gördüğü atabeyi Ayaba’nın ihaneti sonucunda Kezirpert Kalesi’nde zindana atılan Alaeddin, sekiz yıl boyunca iki büyük hayale tutundu.

Bunlardan biri babasından miras kalan Selçuklu tahtı, diğeri ise yıllar önce ölümün kıyısındayken hayatını kurtaran yeşil gözlü ve sırma saçlı gizemli kadındı.

Adını dahi bilmediği kadını hiçbir zaman unutamayan Alaeddin, yıllar boyunca zindan duvarlarına onun gözlerini çizdi.

Ancak sekiz yıl sonra açılan zindan kapısı, Alaeddin’in hayatındaki bütün dengeleri değiştirdi.

Alaeddin’e Taht İçin Evlilik Şartı

Sultan İzzeddin’in ölümünün ardından emirler meclisi Selçuklu tahtına Alaeddin’i seçti.

Ancak saltanatın önünde önemli bir şart vardı.

Hanedanın en büyüğü Tuğrulşah, Alaeddin’in sultanlığını ancak kızı Melike Hüma Hatun ile evlenmesi karşılığında kabul edecekti.

Kendisine şartlı olarak sunulan tahtı ilk anda reddeden Alaeddin, devletin parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu öğrenince kişisel isteklerini geri plana attı ve saltanat yüzüğünü kabul etti.

Fakat Ayaba’ya sekiz yıllık esaretin hesabının henüz kapanmadığını da açıkça gösterdi.

Destina Alaeddin İçin Konya’ya Geldi

Alaeddin’in tahta çıkacağı haberi yalnızca Konya’da değil, Kalonoros’ta da büyük yankı uyandırdı.

Kalonoros Prensesi Destina için ise bu haber çok daha kişisel bir anlam taşıyordu.

Yıllar önce hayatına giren gizemli adamı unutamayan Destina, gördüğü bir rüyada o adamın Selçuklu Sultanı olduğunu gördü.

Alaeddin’in sekiz yıllık esaretinin ardından nasıl bir adama dönüştüğünü merak eden Destina, kimliğini gizleyerek Rita ile birlikte Konya’nın yolunu tuttu.

Aynı sırada Alaeddin de yıllardır sadakatle kendisini bekleyen Deli Ayas, Yalboğan, Sökmen ve Mübariz ile yeniden buluştu.

Yeni sultanın adamlarına verdiği ilk görevlerden biri ise dikkat çekiciydi: Yıllar önce hayatını kurtaran yeşil gözlü, sırma saçlı kadını bulmalarını istedi.

Celaleddin Taht İçin Harekete Geçti

Selçuklu tahtının Alaeddin’e verilmesi, kardeşi Celaleddin’i öfkelendirdi.

Sultan İzzeddin’in ölümünün ardından tahta kendisinin geçeceğini düşünen Celaleddin, sekiz yıldır zindanda bulunan kardeşinin emirler tarafından tercih edilmesini kabullenemedi.

Ablası Nurcihan’ın da etkisiyle hırsı büyüyen Celaleddin, ordusunu yanına alarak Konya’ya doğru harekete geçti.

Böylece iki kardeş arasındaki büyük taht mücadelesinin ilk adımları atıldı.

Alaeddin Selçuklu Tahtına Oturdu

Görkemli cülus töreniyle Selçuklu tahtına çıkan Alaeddin, daha ilk günden kimsenin kontrolünde bir hükümdar olmayacağını gösterdi.

Kendisini yıllar önce zindana gönderen Ayaba’ya saltanat yüzüğünü öptürürken aralarına kılıcını koyması, geçmişteki hesabın kapanmadığının güçlü bir mesajı oldu.

Tam bu sırada Celaleddin’in büyük bir askeri güçle saraya gelmesi tansiyonu yükseltti.

Alaeddin, kardeşine artık karşısında yalnızca ağabeyini değil, Selçuklu Sultanı’nı gördüğünü hatırlattı.

Celaleddin sonunda saltanat yüzüğünü öpmek zorunda kaldı. Ancak iki kardeş arasındaki savaşın daha yeni başladığı da ortaya çıktı.

Sarayda Melike Hüma Dönemi

Alaeddin ile Melike Hüma Hatun arasında gerçekleşmesi beklenen evlilik, sarayın kadınlar dünyasında da dengeleri değiştirdi.

Çocukluğundan beri Alaeddin’e bağlı olan Melike, bu evliliği yalnızca siyasi bir anlaşma olarak görmüyordu.

Alaeddin ise verdiği sözü tutmaya kararlı olsa da kalbinin bir köşesinde hâlâ yıllardır aradığı gizemli kadın vardı.

Ümmühan ve Nurcihan arasındaki güç mücadelesi de haremin içine taşınırken, Anna’nın Alaeddin’in has odasına gönderilmesi Melike’nin kıskançlığını tetikledi.

Alaeddin Kalonoros’a Meydan Okudu

Tahta çıktıktan sonraki ilk divanında Alaeddin, dış politikada izleyeceği sert çizginin de işaretlerini verdi.

Kalonoros’tan gelen elçinin eski ticari düzenin devam etmesi yönündeki talebini kabul etmeyen Sultan Alaeddin, Kir Vard’ın bizzat Konya’ya gelerek kendisine biat etmesini ve vergi ödemesini istedi.

Kalonoros’un ticareti durdurma tehdidine ise savaş mesajıyla karşılık verdi.

Kendisine gönderilen kafesteki serçeyi geri yollaması, iki taraf arasındaki mücadelenin yeni bir boyuta taşınacağının habercisi oldu.

Alaeddin Ve Destina Yıllar Sonra Karşı Karşıya

Alaeddin, kendisini yaralayan gizemli okçunun peşine düştü. Kadının yüzünü göremese de gözleri ona yıllardır hafızasından silemediği birini hatırlattı.

Destina atıyla kaçarken Alaeddin onu takip etti ve uçurumun kenarında yakaladı.

Önce at üzerinde, ardından kılıçlarıyla karşı karşıya gelen ikilinin mücadelesinde Alaeddin’in amacı rakibini öldürmek değil, yüzünün ardındaki sırrı öğrenmekti.

Alaeddin, sekiz yıl boyunca kalbinde taşıdığı kadının karşısında olduğunu anladı.

Biri Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat, diğeri ise Kalonoros Prensesi Destina idi.

Böylece “Aşk ve Taht”ın büyük aşk, iktidar ve ihanet hikâyesi gerçek anlamda başlamış oldu.

“Aşk ve Taht”, yeni bölümleriyle her Çarşamba saat 20.00’de ATV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.