BURAK AKAN’DAN SANATIN ANATOMİSİ 5

GERÇEK SANATÇI KİMDİR?
Alkışlanan mı, Yoksa Yanan mı?
Gerçek sanatçı kimdir? Çok izlenen mi, yoksa derin iz bırakan mı? Yönetmen Burak Akan, sanat ve şöhret arasındaki en keskin ayrımı yazdı.
Sanatçı Doğar mı, Olunur mu?
Sanatçı…
bir meslek değildir.
Bir unvan hiç değildir.
Sanatçı…
bir zorunluluktur.
İçinde bir şey vardır.
Susmaz.
Rahat bırakmaz.
Konuşmak ister.
Anlatmak ister.
Ve en önemlisi…
anlaşılmak ister.
Bazıları sanat yapar.
Bazıları sanatçı olur.
İkisi aynı şey değildir.
Alkış mı, Hakikat mi?
Bugün herkes alkış peşinde.
Daha çok izlenmek…
daha çok beğenilmek…
daha çok konuşulmak…
Ama kimse şunu sormuyor:
Gerçekten bir şey söylüyor muyum?
Sanatçı, kalabalığa göre konuşmaz.
Kalabalığa rağmen konuşur.
Çünkü hakikat…
her zaman alkış almaz.
Sanatçı Rahat Olamaz
Gerçek sanatçı huzurlu değildir.
Çünkü huzur…
sorgulamayı öldürür.
Bir sanatçı, kendi içindeki boşlukla yaşar.
Kendi sorularıyla.
Ve o sorular…
onu üretmeye zorlar.
Vincent van Gogh yaşarken anlaşılmadı.
Ama bugün… dünyayı etkiliyor.
Çünkü sanat…
anlaşılmak için değil,
gerçek olmak için yapılır.
Popülerlik Sanat Değildir
Bugün en büyük yanılgı şu:
Popüler olan = değerli.
Hayır.
Popüler olan…
kolay olandır.
Tüketilebilir olandır.
Ama sanat…
tüketilmez.
Sanat…
iz bırakır.
Bir şey hızlı tüketiliyorsa…
muhtemelen derin değildir.
Sanatçı mı, Marka mı?
Bugün birçok “sanatçı” aslında bir marka.
Kendini satıyor.
İmajını koruyor.
Risk almıyor.
Çünkü kaybetmekten korkuyor.
Ama gerçek sanatçı…
zaten kaybetmiştir.
Kendisini.
SON SÖZ: SANAT YANMADAN OLMAZ
Gerçek sanatçı…
alkışla büyümez.
Ateşle büyür.
İçinde bir şey yanar.
Sürekli.
Ve o ateş…
onu üretmeye zorlar.
Bugün herkes görünmek istiyor.
Ama kimse yanmak istemiyor.
Oysa sanat…
yanmadan doğmaz.
Gerçek sanatçı…
parlayan değil,
yanandır.
BURAK AKAN
YÖNETMEN










