Sümeyye Aydoğan’dan Cesur Pozlar Ve Çarpıcı İtiraflar: “Olmadığını Hissettiğimde Giderim”

Güzel oyuncu Sümeyye Aydoğan, Marie Claire Türkiye’nin Ekim 2026 sayısına verdiği özel röportaj ve adL imzalı yeni sezon tasarımlarıyla gerçekleştirdiği kapak çekimiyle dikkatleri üzerine çekti. Kariyerinden aşk ve ilişkilere yaklaşımına, çocukluk anılarından gelecek hayallerine kadar samimi açıklamalarda bulunan Aydoğan, “Çalışmak benim yakıtım” sözleriyle mesleğine olan tutkusunu anlatırken, artık mükemmeliyetçilikten uzaklaşıp hayatın akışına güvenmeyi öğrendiğini söyledi.
Sümeyye Aydoğan Marie Claire Kapağında Göz Kamaştırdı
Son dönemin dikkat çeken genç oyuncularından Sümeyye Aydoğan, bu kez oyunculuk performansıyla değil, iddialı kapak pozları ve samimi açıklamalarıyla gündemde.
Marie Claire Türkiye’nin Ekim 2026 sayısının kapak yıldızı olan güzel oyuncu, adL’nin yeni sezon koleksiyonuyla objektif karşısına geçti. Şıklığı ve kendine özgü duruşuyla dikkat çeken Aydoğan, dergiye verdiği röportajda kamera önündeki hayatının ötesine geçerek kendi dünyasının kapılarını araladı.
“Yeraltı” dizisinin yoğun çekim temposu arasında soruları yanıtlayan oyuncu, başarının kendisi için ne ifade ettiğinden hayata bakışındaki değişime kadar birçok konuda içten açıklamalarda bulundu.
“Çalışmak Benim Yakıtım”
Kariyerinde peş peşe projelerde yer alan Sümeyye Aydoğan, yoğun çalışma temposunun kendisini yormaktan çok beslediğini anlattı.
Her yeni projeyi ayrı bir heyecan ve mutlulukla karşıladığını belirten oyuncu, çalışmanın hayatındaki yerini şu sözlerle ifade etti:
“Her birine ayrı ayrı yetişip ayrı ayrı sevinç duyuyorum. Öyle güzel, öyle doyurucu bir gurur yaşıyorum ki tüm yorgunluklarımı siliyor. Çalışmak benim yakıtım.”
adL için kamera karşısına geçtiği reklam filminde ise bir karakter canlandırmak yerine kendi kişiliğini yansıtmak istediğini söyleyen Aydoğan, çekim ekibine en başından itibaren kendisi olarak görünmek istediğini belirtti.
“Ben Bir Sürü Çekmecesi Olan Bir Dolabım”
Oyunculuğa yaklaşımını farklı bir benzetmeyle anlatan Sümeyye Aydoğan, canlandırdığı karakterleri zihninde ayrı ayrı sakladığını söyledi.
“Her oynadığım karakter, her öğrendiğim şey ayrı çekmece.”
Bir proje tamamlandığında o karaktere ait çekmeceyi kapattığını ve kendi hayatına geri döndüğünü anlatan oyuncu, bu yöntemin özel yaşamıyla mesleği arasındaki dengeyi korumasına yardımcı olduğunu ifade etti.
“Yeraltı” dizisinde canlandırdığı Sultan karakterinin kendisinden daha sabırlı olduğunu belirten Aydoğan, kendi hayatındaki sınırlarını ise oldukça net çizdi.
“Ben Sultan kadar sabırlı olmayı deneyimlemiş biri değilim. İstediğim için uğraşırım ve fakat olmadığını hissettiğimde giderim.”
“Hatıran Yeter” filminde hayat verdiği Leyla karakterinin kendisine önemli şeyler öğrettiğini söyleyen güzel oyuncu, bu deneyimini “Duygularımın sınırlarını büyütmeyi öğrendim” sözleriyle anlattı.
Mükemmeliyetçilikten Vazgeçiyor, Kendisine Zaman Ayırıyor
Hayatının önceki dönemlerinde sürekli daha iyisini yapmak için mücadele ettiğini söyleyen Sümeyye Aydoğan, artık kendisine karşı daha anlayışlı davranmayı öğrendiğini açıkladı.
Geçmişte mükemmel olabilmek için sürekli savaşması gerektiğini düşündüğünü belirten oyuncu, bugün ise kontrol etme isteğini azaltıp hayatın doğal akışına güvenmeye çalıştığını dile getirdi.
“Teslimiyet tatlı bir rahatlık ve olgunluk getiriyor.”
Yoğun çalışma temposunun ortasında bile kendisine dinlenmek için izin vermeye başladığını söyleyen Aydoğan, artık gerektiğinde “İşte şimdi benim zamanım” diyebildiğini ifade etti.
Oscar’lı Oyuncu Mikey Madison’a Hayran Kaldı
Sümeyye Aydoğan, röportajında hayranlık duyduğu oyunculuk performanslarından da söz etti.
“Anora” filmindeki rolüyle Oscar kazanan Mikey Madison’ın oyunculuğundan etkilendiğini belirten Aydoğan, performansın doğallığını ve içgüdüsel yapısını çok beğendiğini anlattı.
“Çok gerçek, çok dürtüsel bir hali vardı. İzlerken ‘Ah, ben bunu oynamayı çok isterdim’ dediğim oldu.”
Mesleği nedeniyle artık izlediği yapımları tamamen bir seyirci gözüyle değerlendiremediğini söyleyen oyuncu, zihnini dinlendirmek istediğinde ise “Avrupa Yakası” gibi sevdiği dizilere geri döndüğünü belirtti.
Anna Karenina’dan Ajda Pekkan’a Uzanan Dünyası
Kamera arkasındaki yaşamına ilişkin ayrıntılar da paylaşan Sümeyye Aydoğan, son olarak Lev Tolstoy’un unutulmaz eseri “Anna Karenina”yı bitirdiğini söyledi.
Edebiyatta güçlü, karanlık ve kendi içinde çelişkiler yaşayan karakterlerden hoşlandığını anlatan oyuncu, müzik zevkine ilişkin de samimi açıklamalarda bulundu.
Bazı dönemlerde aynı şarkıyı saatlerce dinlediğini belirten Aydoğan, son günlerde Ajda Pekkan’ın “Yine Tek” adlı şarkısını sık sık dinlediğini açıkladı.
2019 yılında gerçekleştirdiği müzik denemesine de değinen oyuncu, o dönemde üniversiteden arkadaşlarıyla birlikte bir çalışma yaptıklarını, bunu profesyonel bir şarkı projesi olarak değerlendirmediğini ifade etti.
15 Yaşında Ödül Kazandı, Şimdi Tiyatroya Dönmek İstiyor
Sümeyye Aydoğan’ın oyunculuğa duyduğu ilginin temelleri çocukluk yıllarına uzanıyor.
Babasıyla birlikte tiyatroya gittiği günleri sevgiyle hatırlayan oyuncu, 15 yaşındayken sahnelediği tek kişilik oyunla ödül kazandığını anlattı.
Tiyatronun bugün kendisini geçmişe göre çok daha fazla etkilediğini belirten Aydoğan, yakın gelecekte yeniden sahneye çıkmayı arzuladığını söyledi.
Oyuncu, tiyatronun kendisi için yalnızca bir performans alanı değil, mesleğine duyduğu tutkuyu canlı tutan önemli bir deneyim olduğunu da ortaya koydu.
Sümeyye Aydoğan’ın Yeni Hedefi Kendini Yeniden Keşfetmek
Yaz aylarını kendisiyle baş başa kalmaya ve iç sesini daha iyi duymaya ayırdığını anlatan Sümeyye Aydoğan, hayatına dair önemli bir farkındalığını da paylaştı.
“Hayatım boyunca kendimi olduğum yerden çok, olabileceğim yer üzerinden tanımladım.”
Artık yalnızca ulaşmak istediği hedeflere değil, bulunduğu anın değerine de odaklanmaya çalışan oyuncu, sonbaharın kendisine yeni hikâyeler, üretim fırsatları ve beklenmedik karşılaşmalar getirmesini diliyor.
Marie Claire Türkiye’nin Ekim kapağında hem zarafeti hem de samimiyetiyle öne çıkan Sümeyye Aydoğan, kariyerindeki yükselişini sürdürürken hayata bakışında da yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
