Dr. Ender Saraç Yazdı: Sonbahara Girerken Bağışıklığımızı Nasıl Güçlendirebiliriz?

Mevsim değişirken yalnızca gardırobumuzu değil, günlük alışkanlıklarımızı da gözden geçirelim.
Soframız, uykumuz ve hareketimiz için yapacağımız küçük değişiklikler, sağlığımızı korumada
düşündüğümüzden daha değerlidir.
Yazın son günlerini geride bırakıyoruz. Tatiller bitiyor, okullar açılıyor, çalışma hayatının temposu
yeniden artıyor. Geç yatmaya, öğünleri atlamaya ve biraz da kendimizi ihmal etmeye alıştıysak şimdi
düzenimizi toparlama zamanı.
Böyle dönemlerde akla hemen aynı soru geliyor: “Bağışıklığım için ne kullanmalıyım?”
Bir vitamin mi, bir bitki çayı mı, özel bir karışım mı?
Ben önce başka bir yere bakılmasını isterim: Nasıl besleniyorsunuz, kaç saat uyuyorsunuz, gün içinde
ne kadar hareket ediyorsunuz?
Çünkü sağlığımızı yalnızca satın aldığımız ürünlerle koruyamayız. Her gece uykusuz kalıp ertesi sabah
bir takviyeden bütün açığı kapatmasını beklemek gerçekçi değildir.
BAĞIŞIKLIĞIN İHTİYACI DENGE
Bağışıklığı güçlendirmek derken aslında vücudun savunma sisteminin normal ve dengeli çalışmasını
desteklemekten söz ediyoruz. Bu sistemi sürekli daha fazla çalıştırmaya uğraşmak doğru bir hedef
değildir.
Hiçbir yiyecek veya karışım tek başına bizi bütün enfeksiyonlardan korumaz. Sağlıklı beslenen insanlar
da hastalanabilir. Buradaki amaç, bedenin ihtiyaçlarını karşılamak ve korunmak için yapabileceklerimizi günlük hayatımıza yerleştirmektir.
Sonbaharda yalnızca havanın serinlemesine odaklanmayalım. Kapalı ortamlarda daha fazla zaman
geçirmek, kalabalık sınıflar, toplu taşıma ve havasız çalışma alanları da solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırabilir
ÖNCE SOFRANIZI DÜZENLEYİN
Benim beslenmede önemsediğim noktalardan biri çeşitliliktir. Tek bir besini başrole koyup geri kalanını ihmal etmeyin.
Sofranızda sebzelere, mevsim meyvelerine, kuru baklagillere ve tam tahıllara yer açın. Yumurtayı, balığı, yoğurdu veya size uygun diğer protein kaynaklarını da unutmayın. Bağışıklık sistemi için yalnızca vitaminler değil, yeterli protein ve enerji alımı da önemlidir.
Bir öğünde mercimek çorbası, sebze yemeği ve yoğurt bulunması gayet kıymetlidir. Sağlıklı beslenmek için mutlaka pahalı, ithal veya adını ilk kez duyduğunuz ürünlere ihtiyacınız yok. Meyveyi de mümkün olduğunca kendisiyle tüketin. Birkaç meyveyi sıkıp büyük bir bardakta içmek yerine uygun porsiyonda bütün meyve yemek, lifinden yararlanmanızı sağlar.
Şekerli içecekler ve paketli atıştırmalıklar günlük beslenmenizin merkezindeyse önce bunların sıklığını
azaltın. Her şeyi bir günde değiştirmek zorunda değilsiniz. Devam ettirebildiğiniz değişiklik daha
değerlidir.
BAĞIRSAKLARINIZI DA DÜŞÜNÜN
Bütüncül sağlık yaklaşımında sindirime ayrı bir önem veriyorum. Yalnızca ne yediğimiz değil,
beslenme düzenimizin sindirim sistemimizle nasıl uyum sağladığı da önemli.
Bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar bağışıklık sistemiyle etkileşim içindedir. Ancak buradan
“Herkes probiyotik kapsül kullanmalı” sonucu çıkarmayalım.
Önce günlük beslenmenize bakın. Sebzeler, yulaf ve kuru baklagiller gibi lif kaynaklarına yer veriyor
musunuz? Size dokunmuyorsa yoğurt veya kefir tüketiyor musunuz?
Lif tüketimini birden artırmak bazı kişilerde gaz ve rahatsızlık yapabilir. Kademeli ilerlemek daha
uygundur. Sürekli şişkinliği, ishali veya kabızlığı olan kişinin ihtiyacı ise rastgele bir takviye değil,
nedenin değerlendirilmesidir.
Herkese aynı beslenme listesi uymaz. Kişiye özel yaklaşım tam da burada önem kazanır.
UYKUNUZDAN TASARRUF ETMEYİN
Akşam işimizi bitiriyoruz ama ekranları kapatamıyoruz. Bir video daha, bir haber daha derken uyku saati gecikiyor. Sabah da yorgun kalkıyoruz. Uyku, günün sonunda araya sıkıştırılacak bir ihtiyaç değildir. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için de gereklidir. Çoğu yetişkin için gecede yedi ila dokuz saat uyku uygun bir hedeftir. Süre kadar uyku kalitesi ve düzeni de önem taşır.
Mümkün olduğunca benzer saatlerde yatıp kalkın. Yatmaya yakın ağır yemeklerden kaçının. Akşam
tükettiğiniz kahvenin veya koyu çayın uykunuzu etkileyip etkilemediğine dikkat edin. Telefonu yatağın
içinde uzun süre kullanmamaya çalışın.
Yeterince uyuduğunuz hâlde sürekli yorgun kalkıyorsanız, yüksek sesle horluyorsanız veya uykuda
nefesinizin durduğu söyleniyorsa bunu geçiştirmeyin.
BAHARATLAR VE BİTKİ ÇAYLARI NEREDE DURUYOR?
Zencefil, zerdeçal, tarçın ve karanfil mutfağımızda kullanabileceğimiz aromatik bitki ve baharatlardır.
Yemeklere lezzet katabilirler. Fakat bir baharatın yararlı bileşenler içermesi, onun hastalıklardan kesin
koruyan bir ilaç olduğu anlamına gelmez.
Yemekte kullanılan küçük miktarla yoğun özüt, kapsül veya çok sayıda bitkinin birleştiği karışım aynı
şey değildir.
Ben bitkisel ürünlerde de kişinin sağlık durumunun dikkate alınmasını önemli buluyorum. Özellikle
düzenli ilaç kullananlar, hamileler, emziren anneler ve kronik hastalığı bulunanlar gelişigüzel
karışımlar tüketmemeli. Sıcak bir içecek boğazı rahatlatabilir. Ama ateşi, nefes darlığını veya giderek ağırlaşan şikâyetleri çaylarla geçirmeye çalışmak doğru değildir.
SONBAHAR İÇİN BİR ÇAY TARİFİ
Bu noktada sonbahar için önerdiğim bir çay tarifini de paylaşmak istiyorum.
2 adet parmak ucu kadar taze zencefil
1 tutam ıhlamur
2 adet karanfil
2-3 adet hibiskus
3-4 dk demlenir,şekersiz içilir.
Dr. Ender Saraç
