Duygu Sevinç Sevin Yazdı: Burçların “Ben Bunu Kimseye Anlatmam” Dediği Şey

Bu yazıda burçların en çok gösterdiği taraflarını değil, en az bilinmesini istedikleri yönlerini konuşacağız. Hani herkes sizi belli bir özelliğinizle tanır ama sizin “Keşke bunu kimse fark etmese” dediğiniz başka bir tarafınız vardır ya… İşte tam orası.
Bir ortamda gayet neşeli görünürken içinizden “Acaba beni gerçekten seven var mı?” diye geçti mi? Her şeyi kontrol altında tutup gece yatağa girince “Ya bir şey ters giderse?” diye düşündünüz mü? Ya da birinin attığı küçücük bir mesajı, söylediği sıradan bir cümleyi, tek bir bakışı gün boyu kafanızda çevirdiniz mi? Sonra biri “Bir şey mi oldu?” diye sordu ve siz hiç düşünmeden “Yok, hiçbir şey” dediniz.
Tanıdık geldi mi?
Çünkü dışarıdan gösterdiğimiz halimizle, içimizde sakladığımız halimiz her zaman aynı değil. En özgüvenli görünen kişi görülmemekten korkabiliyor. En özgür görünen kişi aslında hiçbir yere ait olamamaktan çekinebiliyor. Her şeyi toparlayan kişi kontrolü kaybetme fikrine tahammül edemeyebiliyor. En romantik görünen kişi bile içten içe “Ben bu hikâyeye karşımdakinden fazla anlam yükledim mi?” diye düşünebiliyor.
Astrolojinin bana göre en ilginç tarafı da burada başlıyor. Koç’un cesaretini, Boğa’nın inadını, İkizler’in konuşkanlığını, Aslan’ın dikkat çekmeyi sevdiğini zaten biliyoruz. Ben bu kez biraz daha içeriden bakmak istiyorum.
Bir Koç neyin bilinmesini istemez? Bir Boğa hangi zaafını saklar? Aslan’ın kimseye göstermediği korkusu ne? Başak neden her şeyi kontrol altında tutmak ister? Yay neyi şakaya vurur? Balık hangi gerçeği kendine bile itiraf etmekte zorlanır?
Şimdi burçlara biraz da buradan bakalım. Bu kez özelliklerini değil, sakladıkları taraflarını konuşalım.
Koç: “Benden Önce Sen Gitme”
Koç için güçlü görünmek çoğu zaman refleks gibidir. Hızlı karar verir, ilk adımı atar, gerekirse kapıyı çarpıp çıkar. Ama göstermediği taraf şu: Reddedilmek onu sandığınızdan daha fazla incitebilir.
Bazen tam da bu yüzden sonucu beklemez. Bir mesaj soğuk geldiyse mesafeyi önce o koyar, birinin ilgisinden emin değilse “Zaten çok da umurumda değildi” moduna geçebilir.
Çünkü bazı Koçlar için reddedilmekten daha zor olan şey, reddedilen taraf gibi görünmektir.
“Benden vazgeçeceksen, önce ben giderim.”
Boğa: “Bırakamıyorsam Sebebi Sadece İnat Değil”
Boğa bir şeyi hayatına aldıysa kolay kolay yerinden oynatmaz. İnsanları da, alışkanlıkları da, düzeni de… Dışarıdan buna inat diyebilirsiniz ama işin içinde çoğu zaman çok daha kişisel bir şey vardır: Güvende hissettiği şeyi kaybetme korkusu.
Bitmiş bir ilişkide biraz fazla kalabilir, sevmediği bir düzene uzun süre tutunabilir. Çünkü onun için mesele sadece “Bunu bırakayım mı?” değildir.
Asıl soru şudur:
“Bırakırsam yerine ne gelecek?”
Ve Boğa’nın pek göstermediği şey tam da budur: Değişimden değil, boşlukta kalmaktan çekinir.
İkizler: “Çok Şey Anlatıyorum Ama Her Şeyi Değil”
İkizler’le saatlerce konuşabilirsiniz. Size çocukluğunu, iş yerindeki olayı, dün gece gördüğü saçma rüyayı ve yan masadaki çift hakkındaki teorisini bile anlatabilir.
Ama asıl meseleye geldiğinizde bir bakmışsınız konu değişmiş.
Çünkü İkizler’in göstermediği tarafı şu: Bazen en çok konuştuğu anlarda bile asıl duygusunu saklıyor olabilir. Mizah, hız ve konu değiştirmek onun için mükemmel bir kaçış yolu olabilir.
Herkes “Seni çok iyi tanıyorum” derken onun içinden bazen tek bir cümle geçer:
“Ben size sadece göstermek istediğim kısmı anlattım.”
Yengeç: “Ben Herkese Şefkatli Değilim”
Yengeç’in şefkatini herkesin otomatik hakkı sanmayın. O, gerçekten sevdiği insanı kendi dünyasına alır. Sizi merak eder, sesinizden ne olduğunu anlar, anlattığınız küçücük bir detayı aylar sonra bile hatırlar.
Ve kolay vazgeçmez.
Bazen gereğinden fazla bekler, fazla tolere eder, “Bir şans daha” der. Ama bir gün gerçekten vazgeçtiyse bilin ki o karar bir sabah uyanıp verilmemiştir.
Siz onun gittiği günü görürsünüz; o çok daha önce, yavaş yavaş gitmeye başlamıştır.
Yengeç’in göstermediği taraf tam da burada:
“Ben kolay vazgeçmem. Ama vazgeçtiysem, boşuna değildir.”
Aslan: “Herkesin Bakması Yetmiyor”
Aslan’ı kalabalığın içinde fark etmemek zor olabilir. Güçlü durur, kendini taşır, enerjisiyle alan kaplar. Ama göstermediği taraf şu: Her bakış onun için aynı değerde değildir.
Yüz kişi onu fark etmiş olabilir. Ama değer verdiği tek kişi görmediyse aklı yine oraya takılır.
Çünkü Aslan’ın meselesi çoğu zaman ilgi değil; özel hissetmek.
Ve belki de kimseye anlatmak istemediği soru şudur:
“Ya sandığım kadar özel değilsem?”
Başak: “Plan Yapmamın Bir Sebebi Var”
Başak’ın listeleri, planları, detaycılığı bazen dışarıdan fazla kontrolcü görünebilir. Oysa göstermediği taraf daha basit: Belirsizlik onu gerçekten yorabilir.
Saat belli olsun, plan belli olsun, ne olacağı az çok bilinsin ister. Çünkü ne yapacağını bildiği sürece kendini güvende hisseder.
Onu asıl zorlayan kaos değil, hiçbir şey yapamıyor olma hissidir.
Bu yüzden Başak’ın söylemeye pek yanaşmayacağı cümle şudur:
“Ne yapacağımı bilmediğimde dağılıyorum.”
Terazi: “Umurumda Değil Derim, Ama Bazen Umurumda”
Terazi huzuru sever. Ortam gerilmesin, kimse kırılmasın, mümkünse herkes birbirini sevsin ister.
Ve pek göstermediği taraf şu: Birinin onu sevmemesi düşündüğünden daha fazla canını sıkabilir.
“Beni ilgilendirmez” der, sonra eve gidip konuşmayı baştan sona yeniden düşünebilir. Bazen sırf ortam bozulmasın diye kendi istediğini ikinci plana atabilir.
Terazi’nin küçük sırrı belki de şu:
“Herkesi memnun etmeye çalışırken kendimi nerede bıraktım?”
Akrep: “Göstermiyorum Diye Hissetmiyorum Sanma”
Akrep’in yüzünden her şeyi okuyabileceğinizi sanıyorsanız biraz zor.
Çünkü Akrep’in göstermediği taraf, ne kadar derinden kırılabildiği. Bir ses tonu, bir tutarsızlık, bir bakış… Siz fark etmemiş olabilirsiniz, o çoktan not etmiştir.
Ama gelip uzun uzun anlatmak yerine susabilir. Geri çekilebilir. “Umurumda değil” diyebilir.
İşte orada dikkat.
Çünkü bazen gerçekten umrunda değildir.
Bazen de tam tersi.
“Size göstermedim diye içimde olmadığını sanmayın.”
Yay: “Özgürlük Bazen Kaçış Değil, Arayıştır”
Yay’ın valizi hep hazır gibi görünür. Yeni şehir, yeni insan, yeni plan… Sanki hiçbir yere fazla bağlanmak istemiyormuş gibi.
Ama göstermediği taraf şu: Bazen aslında ait olacağı yeri arıyordur.
Yanlış insana, yanlış hayata, yanlış yere bağlanmaktan korkabilir. Bu yüzden çıkış kapısını açık tutar.
Ve bütün o “Ben özgürüm” halinin altında zaman zaman şu soru dolaşır:
“Bir gün gerçekten ‘Tamam, burası benim yerim’ diyebilecek miyim?”
Oğlak: “Başaramamak Beni Sandığınızdan Da Daha Çok Etkiliyor”
Oğlak dışarıdan bakınca ne yapacağını bilen kişi gibi görünür. İş çözülür, kriz yönetilir, plan yapılır.
Ama göstermediği taraf şu: Başarısızlığı fazla kişisel algılayabilir.
Bir şey yolunda gitmediğinde sadece “Bu iş olmadı” demek yerine içinden “Ben mi yetemedim?” diye geçirebilir.
İşte bu yüzden herkes dinlenirken o hâlâ çalışıyor olabilir.
Çünkü Oğlak’ın asıl korkusu bazen kaybetmek değil:
“Yeterince iyi olmadığımı düşünmek.”
Kova: “Herkesin Değil, Senin Anlamanı İsterdim”
Kova özgünlüğünü taşıyan burçlardan biridir. “Kim ne düşünürse düşünsün” tavrı ona oldukça yakışır.
Ama göstermediği taraf şu: Değer verdiği biri tarafından yanlış anlaşılmak onu gerçekten incitebilir.
Herkesin onu anlamasına ihtiyacı yoktur. Ama sevdiği bir insanın anlamaması başka bir şeydir.
Yine de bunu uzun uzun anlatmak yerine uzaklaşmayı seçebilir.
Ve içinden sadece şunu geçirir:
“Herkes anlamasa da olurdu. Ama sen anlasaydın isterdim.”
Balık: “Ya Bu Hikâyenin Yarısını Ben Yazdıysam?”
Balık bir bakışı, bir mesajı, bir cümleyi alıp ona koca bir dünya ekleyebilir. Çünkü ihtimalleri görmekte iyidir.
Ama göstermediği taraf şu: Bazen karşısındaki insanı olduğu haliyle değil, olabileceği haliyle sevebilir.
Sonra bir gün gerçek sahneyle kafasında yazdığı sahnenin aynı olmadığını fark eder.
Ve o soru gelir:
“Ya ben onun hissettiğinden çok daha fazlasını hissettiysem?”
Balık için bazen en zor vedalar bir insana değil, o insanla yaşayacağını düşündüğü hikâyeye edilir.
Belki de burçları gerçekten anlamak için en yüksek sesle gösterdikleri taraflarına değil, en sessizce sakladıkları yönlerine bakmak gerekiyor. Çünkü insan bazen en güçlü göründüğü yerde kırılganlığını, en rahat göründüğü yerde kaygısını, en özgür göründüğü yerde ait olma isteğini saklıyor.
Ve bazılarını okurken içinizden tek bir şey geçiyorsa…
“Bunu nereden biliyor?”
Tam yerine dokunmuşuz demektir.
Astrolog Duygu Sevinç Sevin
